ADH (Antidiüretik Hormon, Vazopressin) Testi Nedir

SUT NOTEST ADI NUMUNE TÜRÜ /GÖNDERİM ŞARTLARINUMUNE MİKTARIMETODÇALIŞMA GÜNÜRAPOR TARİHİ
900.450ADH (Antidiüretik Hormon, Vazopressin) EDTA’lı plazma2 mLRIAPazartesiİki gün sonra saat 18:00

 

NTİDİÜRETİK HORMON (ADH): Bilindiği gibi hipofiz bezinin arka bölümünden, başka bir deyişle “Nörohipofiz”den biri ADH öbürü de oksitosin olmak üzere iki çeşit hormon salgılanmaktadır. Bu bölümde ADH tesirini ve Özelliklerini inceleyeceğiz.

Antidiüretik hormon (ADH], beynin hipotalamus bölümündeki kimi özel sinir hücreleri tarafından sentez edilir. Bu hücrelerin uzantıları “Hipofiz Sapı” içinde ilerledikten sonra nörohipofize gelirler ve hipotalamustan taşıdıkları ADH’ yi buradaki özel hücrelere verirler. Nörohipofizdeki bu özel hücrelere “Pituisit” denir. Pituisitler, ADH’ı depo ederler ve buyruk aldıklarında bu hormonu kan dolaşımına verirler. Antidiüretik hormon salgılandığı vakit böbreklerde hazırlanan idrar miktanndabir düşme olur ve bunun neticesi olarak da vücuttaki su miktarı artar.

Saf suyun yoğunluğu 1000 kabul edildiğinde normal idrar sıvısının özgül ağırlığı 1002-1028 arasındadır. İdrarın saf suya oranla daha yüksek özgül ağırlığı olmasının nedeni bazı maddelerin idrar içinde vücuttan atılmalarıdır. Bu maddelerden biri de vücuttaki fazla tuzdur. İdrarla atılan suyun miktarı vücudun o anki su gereksinimine göre tertip etmektedir. Böbreklerden idrar yoluyla fazla su atılmasına “Diürez’ denir. Bazı etkenler diürez olayına. kapı araladıklarından

bunlara “DiÜretik etkenler” denir. Antidiüretik hormon, idrarda su atılmasını azalttığı, yani diüreze karşı çalıştığı için bu isimi almıştır. Bilindiği gibi vücut suyunun ehemmiyetli bir bölümü de kan sıvısı içinde bulunur. Vücut suyunda azalma olduğunda, kanın suyunda da azalma olur. Bunun neticesi olarak da kanın özgül ağırlığı-oz-motik basıncı yükselir. Ozmotik basıncı yükselmiş olan kan hipotalamustan geçerken, buradaki ADH yapımını çoğaltacaklar hem de nörohipofize ADH salgılama buyruğu göndereceklerdir. ADH bu buyruk uyarınca nörohip of izden kana karışarak kısa müddette böbreklere ulaşacaktır. Böbreklere gelen ADH buradaki idrar yapımını azaltacaktır. Bunu, böbreklerden idrar yoluyla atılan su miktarının azalmasını sağlayarak gerçekleştirecektir. Böbreklerden daha az miktarda su atılması; vücutta daha çok su birikmesi, başka bir anlatımla kanda daha çok su birikmesi demektir. Böylelikle kanın özgül ağırlığı, ozmotik basınç normalleşince hipotalamus özel hücreleri aracılığıyla idrak edip ADH yapımını durduracaktır.

ADH tesiri altında hazırlanan idrarda su miktarı az olacağı buna karşılık idrarla atılan maddelerin miktarı değişmeyeceği için, idrarın yoğunluğu fazla olacaktır. Vücutta sıvı azalmasına kapı aralayacak en kolay olay su ve benzeri sıvıların içilmemesi veyahut aşırı terlemedir. Vücuttaki sıvı miktarının arttığı vaziyetlerde ise yukarıda anlatılmış olan mekanizmanın zıddı çalışmaya başlayacaktır. Başka bir deyişle kandaki su miktarı artacak, böylelikle kanın özgül ağırhğı-ozmotik basıncı düşecektir. Bu vaziyette hipotaiamustan ADH salgılama buyruğu çıkmayacaktır. ADH salgılanmadığında da diürez, başka bir deyişle idrar yapımı artacak ve böylelikle vücuttaki fazla su bu yolla atılacaktır.

Hipotalamus, ADH salgısını yalnız kendisine gelen kanın özgül ağırlığına göre değil, vücudun öteki bir takım uzuvlarından gelen haberlere göre de denetler.

Bilindiği gibi damarlar içinde dolaşan kanın belli bir basınca sahip olması gerekir. Kan miktarı azaldığında, damarlar büzülerek bu basıncı normal değerler içinde tutmaya çalışırlar. Bu olay tek başına yetersiz kalabilir. Bu vaziyette, vücut kan miktarını çoğaltacak bir takım tedbirlere müracaat eder. Bunlardan biri idrar yoluyla atılmakta olan suyun vücutta tutulup kan sıvısına kazandırılmasıdır. Vücudun belli bölgelerinde bulunan kan basıncına duyarlı “Basınç Reseptörleri” denilen uzuvcuklar, bu basınç farklıklarını idrak ederler ve konuyla alakalı bilgileri hipotalamusa gönderirler. Kan basıncının düştüğü vaziyetlerde basınç reseptörlerinden gelen haberlere göre hipotalamus, ADH salgılanması buyruğunu gönderir. Bu vaziyette idrarda su atılımı azalır ve böylelikle kan sıvısı için su sağlanmış olur. Kaa basıncının yükseldiği vaziyetlerde bunun zıddı bir mekanizma çalışmaya başlar. ADH, damarlarda dolaşan kanın hacminin de normal sınırlar arasında savunmasına yardım eder.Vücutta kan hacminin farklıklarına karşı duyarlı olan ve “Hacim reseptörleri” denilen uzuvcuklar da bulunur. Bu organcıklarm idrak ettikleri kan hacmiyle alakalı farklıklar, sinir lifleri aracılığıyla hipotalamusa taşman bilgilere dönüştürülür. Hipotalamus kendisine gelen bu bilgilerin ışığı altında ADH salgılanmasını denetler. Kan hacminin azaldığına ait bir bilgi aldığında, ADH salgılanmasını sağlayıp vücutta su tutulmasına kapı aralar. Bu da kan hacmini arttırır. Kan hacmi arttığında ADH salgısını durdurur. Böylece idrar yoluyla su kaybedilmesine ve buna bağlı olarak da kan hacminde azalmaya yol açar. Antidiüretik hormonu, fazla miktarda salgılandığında damarların çeperlerinde bulunan düz adaleler büzülür. Bu tesiri sebebiyle ADH “Vazopressin” ismini da ahr. ADH fazla salgılandığında iç uzuvlarda bulunan düz adaleleri da adaleyip, buralarda bulunan kanın vücudun daha ehemmiyetli bölgelerine gitmesini sağlar. Heyecan, aşırı sevinç, korku gibi vaziyetlerde ADH salgılanması uyarılır. Bunun neticesi olarak da idrar miktarı azalır ve vücutta su tutulur. Korku vaziyetlerinde idrar yapamamanın nedeni budur. Lakin bir müddet sonra vücutta biriken sıvı, ADH salgılanmasını azaltıcı istikamette bir mekanizmanın çalışmasını başlatacaktır. Bu vaziyette korkunun hemen sonrasında fazladan bir idrar sökülmesi görülecektir. Halk arasında bu olay “Korkudan idrarı su kesildi” deyimi ile tanımlanmaktadır. İçki, idrar miktarını artırıcı tesire sahiptir ve bunu üç yolla gerçekleştirmektedir. İçki ADH salgılanmasını azaltır, böbreklere gelen damarları genişletir, vücut sıvısını da artırır. Bu üç etkenin toplam neticesi ise idrar miktarında kaydedilen bir artıştır.

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir